Güncel

Tureb çatısı altında gerçekten birlik miyiz

Pandemi nedeniyle zor günlerden geçen Profesyonel Turist Rehberleri  Oda aidatlarını tartışıyor.  2020 yılında  çalışamadıklarını beyan eden İRO üyelerinin 2021 yılı Oda aidatından muaf tutulmasına yönelik gündemi değerlendiren Kemal  Şendikici;  13..

Tureb çatısı altında gerçekten birlik miyiz

Pandemi nedeniyle zor günlerden geçen Profesyonel Turist Rehberleri  Oda aidatlarını tartışıyor.  2020 yılında  çalışamadıklarını beyan eden İRO üyelerinin 2021 yılı Oda aidatından muaf tutulmasına yönelik gündemi değerlendiren Kemal  Şendikici;  13 Odalı bir mesleki birliğin kurumsallığına aykırı olan İRO’nun bu kararı  üyeler arasında ayrımcılık yaratacaktır” görüşüne yer verdi.

KEMAL ŞENDİKİCİ

Bu haber yazımız, TUREB çatısı altında olan tüm rehber odalarının 2021 yılı aidatlarını toplama yöntemini sorgulayabilmek amaçlıdır.

Bu güncel bir konuyu yazarken amacımız, popülizm yaparak mesleki örgütlenmede bir sandalye elde etmek veya meslek örgütüne zarar vermek değil, aksine bu çalkantılı süreci anlamaktır.

Dün, İZRO’dan bir telefon mesajı aldım. 2021’de eylemli olacak rehberlerden peşin veya taksitli ödeme ile 575 TL üyelik aidatı isteniyordu.

İşlerin dibe vurduğu bu zor pandemi süresinde, meslek birliğimiz olan TUREB tarafından 2021 yılına ait kokart yenileme ücreti alınmayınca, camiamız içinde oda aidatlarının da alınmayacağına dair iyimser bir hava oluştu. Fakat açık söylemek gerekirse, bu beklenti benim açımdan pek de gerçekçi değildi. Çünkü üye sayısı az olan küçük odaların, aidat almadan yıllık masraflarını karşılaması mümkün değildi. Üye aidatı alınmama durumunda ise, odalar ancak TUREB’in desteği ile ayakta durabilirlerdi.

Buraya kadar her şey bildiğimiz gibi ilerlerken, sektöre bambaşka bir haber bomba gibi düştü. Odalar arasında en çok üyesi ve dolayısıyla en çok geliri olan İRO, 2020 yılı içinde, bir kez bile çalışmadığını beyan eden üyelerinin,2021 yılı oda aidatından muaf tutulacağını belirtti. Bu açıklama, İRO üyeleri arasında mutluluk yaratırken diğer odaların üyeleri arasında bir şaşkınlık ve kızgınlık yarattı. Bu durum, tek karar merkezi olarak kabul edilen Turist Rehberleri Birliği’nin kurumsallığının sorgulanmasına yol açtı.

‘’Hiç çalışmadım’’ taahhüdü ile oda aidatının alınmaması kabul edilebilirdi, bilemiyoruz, ama diğer yandan 2020 sezonunda rehberlerin çoğu çalışamasa da, aidatlarını taksitle de olsa ödediler.

Rehberler, pandemi süresince meslek örgütlerinden dişe dokunur bir yardım ve destek görmediği gibi, ciddi anlamda bir A, B, C, D planı da kendilerine sunulamamıştır. Tüzük olarak odalar bir yardım kurumu değildir, evet ama bazı projelerle insani dokunuşlar yapmasına da engeli yoktur.

Rehberler arasındaki bireysel maddi yardımlaşma çabaları, TUREB ücretsiz kokart uygulaması, bir de vakıf olan TUREV tarafından verilen ücretsiz eğitim seminerleri dışında ciddi bir paylaşım çabaları göremedik. 2020 yılında, her rehber bir şekilde kendi yağında kavruldu. Birikim yapabilmiş olan, diğerlerine göre biraz daha rahat geçirmeye çalıştı, çalışmakta.

Sözün kısası, kendi adıma bu uygulamayı yanlış buluyorum. Çünkü bu karar,13 odalı bir mesleki birlik olmanın özüne aykırıdır.

Meslekten ayrımcılık ile ilgili bir örnek verelim. Tur rehberlerinin belki de en büyük korkusu, otobüste uyumu ve birliği sağlayamamaktır. Profesyonellik ister.

Bir misafir, kendisini diğer misafirler arasında ikinci planda hissederse, o turu size kâbusa çevirir. İşte bugün yaşanan aidat uygulaması tam da böyle bir şeydir.

TUREB ile bir birlik çatısı altında olan rehberler farklı odalara üye olsalar da,İRO özerklik ilan ederek “ben aidat almıyorum, diğer odalar ne yapmak istiyorlarsa kendi insiyatiflerindedir,” demiş ve birliğimiz olan TUREB’te bu duruma onay vermiştir.

Meslek kanunu ve tüzük olarak her oda özerk olabilir, ama bu sıkıntılı dönemde meslektaşlar arası ayrımcılık ne kadar doğrudur? O zaman, ‘Neden TUREB diye bir birlik var?’, diye sorarlar adama. Zor günlerimizde neden ekmeğimizi bölüşmüyoruz?

Ben tüm meslek birliklerinin ayakta kalmasından yana olan biriyim. Birinden aidat alınıp diğerinden alınmaması uygulamasının çok yanlış olduğunu düşünmekteyim. Bu durumun, rehberler arasında ayrımcılık duygusuna ve kafa karışıklığına yol açtığını biliyor ve birlik ruhuna ters olduğu konusunda ısrar ediyorum.

Biz yönetimde olmayan rehberler olarak bu yaklaşımı anlayamıyoruz. Muhakkak ki her koşulda bağlı olduğumuz odaların yaşayabilmesi adına 2021 yılı aidatını iki, üç veya beş taksitte öderiz. Çünkü biliyoruz ki, örgütlerimiz bizim mesleki güvencemizdir. Tüm bölge odaları yaşatılmadır. Özellikle Güneydoğu, Doğu ve Karadeniz gibi odalar kesinlikle desteklenmelidir. Bu bölgeler kaçak rehberlik açısından en sıkıntılı ve sahipsiz bölgelerdir. Bu birlik ruhuna aykırı aidat uygulaması TUREB’ e olan güveni sarsar ve sorgulatır.

2021 yılı da zor geçecek gibi görünüyor. Güzel günler gelecektir, ama aidat konusunda da birlik olmalıyız. Zor günlerde ben yerine, biz demeliyiz. İZRO, ŞURO veya GARO alacak veya almayacak şekilde açıklamalar yapmak yanlıştır. Bu durumun kabulü ise, tribünlere oynayan politikacı görüntüsünü çağrıştırmaktadır.

İZRO üyesi ve basın özgürlüğüne inanan profesyonel bir turist rehberi olarak diyorum ki, bu hatalı aidat alma/almama anlayışı bizi ayrıştırır. Bu şekilde, üyesi bol olan odalar gelişir ve üyesi az olan odalar kapanır. Büyük balık, küçük balığı yutar durumu oluşur. Tekelciliğe yol açar. Büyük şehirler dışındaki uzak rotalarda çalışan rehberler mesleki yasal haklarını koruyamazlar. Denetimler biter, kaçaklara karşı savunmasız kalırlar.

Özellikle küçük odalara bağlı olan meslektaşlarımız güçleri oranında, taksitle de olsa, odalarını ayakta tutabilmek adına aidatlarını ödemeye çalışmalıdır. Ya da TUREB, içinde bulunduğumuz bu yıla özgü olarak ortak bir havuz halinde bir fon oluşturulmalı ve tüm odalara can suyu vermelidir.

Yönetimde değiliz ve nasıl bir strateji ile satranç oyunu oynanıyor bilemiyoruz. Biri isterse aidat öder, ötekisi istemezse ödemez anlayışı, alışık olduğumuz meslek birliği anlayışına hiç uymamaktadır. Kısacası, bu durumu çözemediğimizi itiraf etmeliyiz. Böyle bir kriz yaşanırken ya hep ya da hiç denilmesi gerekiyordu.

Meslek odalarımızın hepsini yaşatmak adına, pandemi dönemine ait olmak üzere, uygun ve adil bir aidat oranı belirlenmelidir. Oda farkı gözetmeden her eylemli rehber, peşin veya taksitle bu aidatı ödemelidir. Toplanan aidatlar, kriz bitene kadar TUREB çatısı altında birleştirilmeli ve tüm meslek odaları güzel günler gelene kadar desteklenmelidir.

 

 

YORUMLAR (3)

  1. Suavi Ahipaşaoğlu diyorki:

    Sevgili Şendikici,
    Zaten kanun böl, parçala ve yönet mantığı ile çıkartıldı. Yönetmeliğimizdeki haklarımız daha güçlü idi, en azından hakları kollamak Bakanlığın göreviydi. Şimdi öncelikle tüm oda yönetimleri aylık almaktan vazgeçmeli. Kiralar yarıya düşürülmeye çalışılmalı. Odalar aidat almamalı ama TUREB denetlemelerde kullanmak üzere 250.TL gibi bir miktar kart bedeli toplamalı. IRO aidattan vazgeçmeyi muhtemelen pasif üyeliği azaltmak amacıyla aldı, yoksa TÜRSAB’a gün doğacaktı.

  2. Suavi Ahipaşaoğlu diyorki:

    TUREV çok yararlı işler yapıyor, bu eve kapanma döneminde meslektaşlarımızın hem psikolojik olarak rahatlamalarını hem de mesleki bilgilerini kuvvetlendirmeye çalışıyor. Bizler de TUREV’in seminerlerine, özellikle youtube üzerinden katılarak, eşimizin dostumuzun katılmasını sağlayarak katkı verebiliriz. Onların da amacı özellikle youtube üzerinden izlenme sayısını arttırarak Vakfımıza gelir elde etmek. Elbette Vakıf gelirlerin yüksek olduğu dönemde gelir getirici kaynaklar yaratmalı ve bu günlere daha hazırlıklı olarak girmeliydi. Ancak bu gibi konularda Sevgili Şensılay gibi vizyon sahibi ve/veya risk alabilen veya alabilecek olanların önlerini açabilecek başkanlar gerekir. Mevcut VAKIF Yönetimi vizyonunun eş dost gezileri ve sınırlı katılımlı seminerlerden ibaret olduğunu göstermiştir. Artık yerlerini yeni, yaşı değilse bile ruhu genç arkadaşlara bırakmalarının zamanı gelmiştir.

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL