Güncel

Hüsnü Gümüş: Sevgi Çiçeği  Ankara’da Unutulmasın

14 Şubat Sevgililer Günü yazısı 2019 yılında kaybettiğimiz Türk turizmine büyük emekler veren değerli yazarımız Hüsnü Gümüş’ten. Dünyada sadece Ankara’da yetişen Sevgi Çiçeği’nin ülke tanıtımında kullanılması konusunu defalarca gündeme getiren..

Hüsnü Gümüş: Sevgi Çiçeği  Ankara’da  Unutulmasın

14 Şubat Sevgililer Günü yazısı 2019 yılında kaybettiğimiz Türk turizmine büyük emekler veren değerli yazarımız Hüsnü Gümüş’ten. Dünyada sadece Ankara’da yetişen Sevgi Çiçeği’nin ülke tanıtımında kullanılması konusunu defalarca gündeme getiren Gümüş’ü 2017 yılında yazdığı Sevgi Çiçeği başlıklı yazısı ile anıyor,  sınırsız sevgisiyle kalbimizde yaşatıyoruz.

HÜSNÜ GÜMÜŞ-

“HERBARIUM TURCICUM (ANK)”

SEVGİ ÇİÇEĞİ

(2017 Arşiv yazısıdır.)

Bu yazımı dün yayınlanması için düşünmüştüm.

Anadolu, SEVGİ adının taşıyan otantik bir çiçeğin yetiştiği tek ülke, bunu dün dünya çapında beklenmedik bir kampanya ile kutlayabilirdi.

Yine böyle bir dönemde, Almanya çapında Frankfurt Ataşeliğimizce düzenlenen, medyada ve iletişim dünyasında örnek olay olarak beğeni ve takdirle karşılanan kampanya gibi.

Bir ANRO Etkinliği

Ankara Rehber Odası (ANRO)’nın Ankara’nın özellik taşıyan, az bilinen ancak ziyaretçilerle paylaşılması gereken ilgi alanlarına yönelik bilgilendirme gezilerinden birine daha katıldık. Bu seferki hedefimiz Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Herbaryumu “HERBARIUM TURCICUM (ANK)” idi.(1)

ARO Başkanı Suat TURAL’ın da açıkladığı gibi 2017 yılının Dünya Turizm Örgütü tarafından “Gelişme İçin Sürdürülebilir Turizm Yılı” ilan edilmesi, Ankara Milli Botanik Bahçesi’nin açılması ve Ankara çevresine yönelik doğa gezilerine artan ilgi nedeniyle düzenlenen bu tanıtım toplantısı ilgi duyan uzmanlar için de çağrı niteliğinde ayrı bir anlam taşıyor.

Devam eden bu özel etkinlikler için ülkemizin bu ilk turizm mesleğinin mensubu olarak da gurur teşekkürlerimi iletiyorum.

Çözümler Farkında Olunca Bulunuyor.

Önümüzde Türkiye’nin bu anlamda öncülüğünü yapabileceği günler var. Takvime çok yıllık olarak, Gişe Memuru zihniyeti dışında, bu açıdan da bakmak gerekiyor.

Özgüllük ve Özgünlük

Özgün değerlerimizden özgül yapıları ile çeşitli bilimsel sonuçlar oluşturmak, onları sanatsal ve bilimsel etkinliklere konu olacak hale getirmek, BM’in 2017 de aldığı karar kapsamında Sürdürülebilir Turizm ilkeleri ile de uyumludur. Bu anlamda dünyadaki sayılı yerini muhafaza etmekte olan ülkemiz için de ayrıcalıklarının kullanılması imkanı olarak değerlendirilmelidir.

Bilimsel Araştırma Gezileri

Ekskürsiyon (Bilimsel Araştırıma Gezileri) tabirini ilk kez Soğuksu Milli Parkı çalışmaları sırasında 1960 lı yıllarda Zekai BAYER’den duymuştum. Sayın BAYER Milli Parkların aynı zamanda bilimsel araştırma alanları olacağını ve dünyanın her yerinden araştırmacı ve gözlemcilerin ilgi odağı olabileceğini, yeni bir turizm anlayışı olarak açıklamıştı.

Ekskürsoyonistler olarak bilinen meslek gruplarının yaptıkları tetkik ve araştırma gezileri aynı zamanda gözlem niteliğinde olup ve farklı tarzlarda hazırlanmaktadır.  Bu kapsamda Turizm tanımlarımızda OECD’nin istatistik amaçlı tanımlarının dışına çıkılması gereğini bir kez daha gördüğümü de ifade etmek isterim.

Doğanın Korunması ve Sevilmesi İçin de Fırsat

Doğadan toplanan bitkilere ilgi gösteren doğa dostu araştırmacıların gittikleri ülkede aynı özenin gösterildiğini aradıklarını da belirtirken, yayla yolları olarak anılan projelerin tüm doğayı ve özgün bitkilerin yaşam alanlarını onarılamaz şekilde zarar vereceklerini unutmamak gerekir.

Ülkemizin her hafta yeni bir endemik bitkinin keşfedildiği zenginliğinin doğal olmayan etkilerle zarara uğratılmaması gerekir.

Okullarda bu anlamda verilecek bilgiler ve tanıtım etkinlikleri gelecek nesillerin sahip çıkabilecekleri şimdiden koruyacakları bir ortam bulabilmeleri açısından da önem taşıyor.

Bitki Ressamlığı

Bitki (Herbaryum) Ressamlığı ise yeni bir çizim mesleği olarak Anadolu doğasını yansıtan değerli sanatçılarımızla beraber, Cumhuriyetin ilk yıllarında oluşturulan Yurt Gezileri Ressamlarının katkılarını tamamlayan bilim dallarını sanatla buluşturan noktada yer alıyor.

Ayrıca, Sanatla ilgili fuar ve etkinliklerde de yer verilmesi gereken bir konu olarak değerlendirilmelidir.

(http://www.itu.edu.tr/docs/default-source/R%C3%B6portajlar/t%C4%B1klay%C4%B1n%C4%B1z-.pdf?sfvrsn=0)

Alıç Ağacı ile Sohbetler (ISBN: 9786053320876)

Neredeyse yarım yüzyıl önce Ankara’da, Dikmen sırtlarında yalnız bir alıç ağacıyla bilge ruhlu bir üniversite hocası sohbet etmeye başlar.

Önce birbirlerini tanır, sonra dereden tepeden konuşurlar. Daha çok da alıç ağacı anlatır. Atalarından, geçmişinden, Anadolu’nun her yerine dağılmış akrabalarından bahseder. Tüm bu sohbeti, o anların tanığı Prof. Dr. Hikmet Birand Alıç Ağacı ile Sohbetler adıyla kitaplaştırmıştır. Alıç ağacının sohbeti noktalarken söylediklerini kulak ardı etmek olanaksızdır:

“Sohbetlerimizi dinlemiş olanlar, Anadolu’yu gezerken bakıp geçtikleri, görmeden geçtikleri manzaraları artık başka bir gözle gözetleyecekler; gördükleri her otun, her çalı ve tek ağacın, taşın toprağın anlattıklarına kulak verecekler ve onlara karşı davranışlarına herhalde bir çekidüzen vereceklerdir. (Kitap Tanıtım Sayfasından alınmıştır)

Milli Botanik Bahçesi ve Anadolu Doğasının Korunması

Ankara’da 2017 yılında Türkiye’nin ilk, Avrupa’nın ise ikinci büyük bahçesi olarak Cumhurbaşkanlığı’nın himayesine de alınması tasarlanan “Milli Botanik Bahçesi” açılacak.  “Burada yüzyıllarca yaşayacak ve Türkiye’nin biyo çeşitliliğini koruma altına alacak 12 bin bitki türünün korunacağı, vatandaşlardan araştırmacılara kadar milyonlarca kişinin yararlanacağı Milli Botanik Bahçesi sonradan bir değişime uğramaması için kanunla koruma altına alınmış bulunuyor. Bu yasal korumanın tüm ülke çapında da doğal önlemlerle tamamlanması gerekiyor.

Batılı Herbatistler ve Çiçekçi Alman

Herbaryum Sorumlusu Uzman S. Tuğrul Körüklü’ye ilgi ve açıklamaları için teşekkürlerimizi iletiyoruz.   (Tel: 0 312 2126720 / 1179 koruklu@science.ankara.edu.tr)

Tanıtım toplantısı sırasında Anadolu toprakları araştırma ve keşifler yapan herbasistilerin anılarıyla birlikte Anadolu’da hazırlanan kitap ve bilimsel yayınları da göreme fırsatımız oldu. Bağdat Demiryolu çalışmaları sırasında ekipte bulunanların önemli örnekler topladıkları, ticaretini yaptıkları da bilinmektedir.  Osmanlı İmparatorluğu ordusunda doktorluk yapan H.Dingler ile Bağdat Demiryolunda mühendis olarak çalışan W.Siehe’ye ait bitki örnekleri de ANK herbaryumunda bulunmaktadır. Walter SIEHE’nin Friedrich Barbarossa’nın boğulduğu GÖKSU Çayı bölgesindeki bir bitkiye krala atfen IMPERATORIS-FREDERICI  (Endemik Acıçiğdem Bitkisi) adını verdiği; Mersin Fındıklı Yöresinde 25 yıl oturduğu ve Çiçekci Alman adıyla anıldığı bilinmektedir.

Ankara’da Bilimsel Araştırma Gezileri

ANRO’nun düzenlediği bu etkinlikle ülkemizin Bilimsel Araştırma Gezileri için de özel imkanlar sunabileceğini 55 yıl aradan sonra tekrar hatırlarken, “türetici” kimliğimize Herbaryumların açacağı kapıdan Ankara’dan Anadolu’ya açılacak yeni bir alanın katılabileceğini düşündüm.

ANK herbaryumu Atatürk’ün talimatları ile şimdiki Meteoroloji Genel Müdürlüğü yerleşkesinde bulunan Ziraat Mektebi bünyesinde 1933 de Prof.Dr. A.Hikmet BİRAND ve Prof.Dr. Kurt KRAUSE  tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyetinin  ilk Herbaryumudur. Uluslararası Herbaryumlar Birliğine (Index Herbariorum) kayıtlı olan Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Herbaryumu, ANK kodu ile anılmakta; “Engler-Prantl” sistemini kullanmaktadır.

Küçük guruplar Randevu sistemi le gezilebildiği ANK herbaryumunda en eskisi 1844 tarihine dayanan, önemli koleksiyonlar bulunmaktadır. Yine ANK Herbaryumunda Uluslararası kaydı olan Karayosunu koleksiyonu, Liken koleksiyonu ve Mantar koleksiyonu bulunmaktadır.

Türkiye Florası yaklaşık 9753 bitki türüne sahiptir ve bu türlerin 3035’i endemik yani sadece Türkiye sınırları içerisinde yetişen bitki türleridir. ANK Herbaryumunda çoğu Türkiye Florasına ait 200.000’nin üzerinde bitki örneği mevcuttur. Herbaryumların değerleri içerdikleri tip örnekleri ile de ölçülmektedir. 1.000 civarında tip örneği ve Türkiye Bitkilerinin % 80’ninden fazla tür içeriği ile Türkiye’deki herbaryumların en büyüğüdür.  http://biology.science.ankara.edu.tr/?page_id=15

Sevgi Çiçeği  Ankara’da da Unutulmasın

Özgün dosya kayıtlarının Gazi Üniversitesi Herbaryumu’nda olduğunu öğrendiğimiz Sevgi Çiçeği (Cyanus tchihatcheffii, Ankara-Gölbaşı) Ankara Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ANKZB) ve Ankara Olgunlaşma Enstitüsü tarafından ongun olarak kullanılmaktadır.

ANKZB’nin ongunu Ankara ve Türkiye’nin renkleri ile tamamlanarak oluşturulmuştur.

Dün, Ankara için de bu anlamda en azından bundan sonraki yıllar için kurum, kuruluşlar ve derneklerin unutmaması not alması gereken bir husus olabilir miydi.

———————————————————————————————

  • Herbaryumlar, Kurutulmuş bitki örneklerinin belli bir sistemle düzenlenerek saklandığı yerdir. Doğadan toplanan bitki örnekleri preslenerek kurutulur. Özel kartonlar üzerine yapıştırılır. Karton üzerinde bitki örneğinin familya ve tür ismi ile örneğin toplandığı yer, toplandığı yükseklik ve tarih, örneği toplayanın adı, örneği adlandıran kişinin adı ve diğer bilgiler (habitat, habitus özellikleri) yer alır. Örnekler tür, cins, familya olarak gruplandırılır. Özel dolaplar içinde yatay olarak muhafaza edilir. Dolapların düzenlenmesi kabul gören evrimsel sıralama ile ya da alfabetik olabilir.
  • Fotoğraflar için Fuat TURAN ve Adil ÇULHAOĞLU’na teşekkürlerimle

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL