Güncel

TUREB ve TÜRSAB’ın kötü yönetimi sektörde büyük kavgalara neden oluyor

Rehberlik Meslek Yasası’nda yapılacak yeni düzenlemelerle ilgili tartışmalar,  Ocak ve Şubat itibariyle daha da alevlenerek devam ediyor. Yazılarıyla konuyu gündeme taşıyan Cem Polatoğlu sosyal medyada ağır hakaretlerle linç edilirken TUREB..

TUREB ve  TÜRSAB’ın kötü yönetimi sektörde büyük kavgalara neden oluyor

Rehberlik Meslek Yasası’nda yapılacak yeni düzenlemelerle ilgili tartışmalar,  Ocak ve Şubat itibariyle daha da alevlenerek devam ediyor. Yazılarıyla konuyu gündeme taşıyan Cem Polatoğlu sosyal medyada ağır hakaretlerle linç edilirken TUREB Başkanı Suat Tural’ın Bakanlık öncülüğünde katıldığı toplantılarla ilgili rehberleri ve oda başkanlarını bilgilendirmediği ortaya çıktı.

NİLGÜN ATAR

Yaklaşık 11 bin 500 üyeli, 13 meslek Odası, 6326 sayılı kanunu ile Türkiye’nin önemli meslek örgütü  TUREB Turist Rehberleri Birliği.   TÜRSAB ise yaklaşık 12 bin üyesi, 1618 sayılı yasası ile diğer önemli meslek örgütü.  Pandemi döneminde hiç destek almayan turist rehberleri ile seyahat acentaları 14 aydır seslerini duyurma çabasında, çözüm beklentileri ise hep karşılıksız kaldı.

REHBER-ACENTA TARTIŞMALARINDAN SEKTÖRE YANSIYANLAR

2021 yılının ilk yazısında turizm meslek örgütleri, turizm stk’ları, ticaret odaları, TOBB Turizm Meclisi’ni listeye dahil ederek “ turizm sektörü için pandemide ne yaptınız” diye sormuş, binlerce üyesine karşı sorumlu olan TÜRSAB, TUREB yönetiminin bu süreçte sınıfta kaldığını belirtmiştim. Pandemide en ağır darbeyi alan Rehberler ile seyahat acentalarının tartışmaları,  Ocak ve Şubat itibariyle daha da alevlenerek devam ediyor. 21 Şubat Dünya Rehberler Günü’ne denk gelen tartışmalar sektörde adeta bir yanardağ gibi patladı ve şu an ortalık toz duman içinde. Herkes şaşkınlıkla bu sıcak gündemi izliyor ve adeta konuşmaya korkuyor. Turizmin saygın ve herkesin birbirine saygılı olduğu günleri bilen deneyimli turizmciler bu tablo karşısında üzgün olduklarını belirtiyorlar.

POLATOĞLU’NA SOSYAL MEDYADA LİNÇ

Tur Operatörleri Platformu sözcüsü Cem Polatoğlu’nun Rehberlik Meslek Kanunu ile ilgili yeni düzenlemeleri konu alan son yazısı sosyal medyada ağır hakaretlerle adeta bir linç hareketine dönüşürken, turizm elçileri olan rehberlere yakışmayacak hakaret ve söylemler “bu zarif ve çok sesli sektör nasıl bu hale geldi” sorusu yanıt arıyor. 18 yıldır gazetemizde yazan Polatoğlu’nun yazılarını yayınlarken taraflı bir tutum içinde olmadığımızı,  tüm tarafların görüşlerine yer vereceğimizi belirtmek isteriz. Nitekim  Tureb 1-2 Dönem Başkanı A Zeki Apalı’nın yazısına ve görüşlerini gönderen rehberlerimize de yer verdik. Her zaman olduğu gibi.

TARTIŞMA SÜRECİ NASIL BAŞLADI:

2012 yılında yürürlüğe giren 6326 sayılı Rehberlik Meslek Yasası’nda yeni düzenlemelerin yapılması için Kültür ve Turizm Bakanı M Nuri Ersoy öncülüğünde TÜRSAB, TUREB, İRO, TURSAPNET yönetiminin katılımı ile birkaç toplantı yapıldı ve rehberlik meslek yasası masaya yatırıldı. Seyahat acentaları kendi görüşlerini açıkladı, aynı şekilde rehberler de. Bu süreçte Tursapnet öncüğünde TUREB Başkanı Suat Tural’ın konuk olduğu bir de çevrimiçi toplantı gerçekleştirildi. Burada sergilenen karşılıklı tutum ve davranışlar bugüne kadar gelen tartışmaların başlangıcı oldu. Polatoğlu’nun bu toplantı sonrasında yazdığı “Acenta yoksa rehber de yok” yazısı da tartışmaları ateşledi.

TÜRKÇE REHBERLİĞE TÜM REHBERLER KARŞI…

Peki Rehberlik Meslek Yasası’nda yapılacak yeni düzenlemelerde hangi maddeler var:

“2 senelik Rehberlik Bölümü Üniversite mezunlarının “Türkçe Bölgesel”, 4 senelik Rehberlik Üniversitesi mezunlarının “Türkçe Ulusal” Rehberlik Kokartı sahibi olmaları” ile ilgili maddeye tüm rehberler tepki gösteriyor. Ayrıca yeni düzenlemelerle ilgili kanun taslağında yer alan 30 a yakın madde içerisinde; Türkçe Rehberlik Mezunlarının bakanlığın tespit ettiği taban ücrete göre %30 daha düşük ücret almaları,  Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Müze ve Ören yerlerinde münferiden rehberlik hizmeti verilmesi, sadece Ören Yeri, Şehir Turu ve Müzelerde Rehber alma zorunluluğunun getirilmesi, tüm yurt içi ve yurt dışı Rehberlere, tur süresince acenta tarafından, yolculara olduğu gibi “zorunlu kaza sigortası” yapılması, Rehberlerin acentalara Serbest Meslek Makbuzu veya Fatura vermelerinin sağlanması gibi öneriler ve görüşler var..

TOPLANTININ TARAFLARI TUREB VE TÜRSAB …

TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya bu kritik toplantılara bizzat katıldı mı yoksa küslüğü devam mı ediyor? Bu soru yanıt arıyor. Ayrıca bu toplantılar TÜRSAB bünyesinde de gündeme getirilmedi. Bakanlık tarafından gizlilik şartı mı vardı bilemiyorum.

SEKTÖR MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN AÇIK VE ŞEFFAF YÖNETİM İSTİYOR…

Eskiden meslek kanunları üzerinde yapılan çalışmalar her turizm platformunda üyelerin katılımı ile değerlendirilir, maddeler üzerinde tartışılır, sektörün zararına veya yarına olan maddelere sahip çıkılır, defalarca Ankara’ya gidilir, basın açıklamalarıyla farkındalık yaratılır ve takipçisi olunurdu. Özellikle üyesi olduğum, 18 yıldır kesintisiz sektöre bilgi akışı sağlayan TURGÖN Platformu’nda yasaların hazırlanmasına yönelik çok değerli çalışmalar yapılmıştır. Uzun yıllar kesintisiz sektöre hizmet veren turizm platformlarının güçbirliği yaparak sektörün menfaatine ortak çalışmalar yapması gerektiğini düşünüyorum. Ancak birlik ve beraberliğin bulunmadığı şu tabloda bir hayal gibi görünüyor. Bu tür çalışmaların tek bir platform öncülüğünde yürütülmesi, sektörün tamamına açık ve şeffaf olmamasına tepki gösterenlerin çoğunlukta olduğunu da söylemeliyim. Bana gelen bildirimler bu yönde.

TUREB BAŞKANI TURAL TOPLANTILARI NEDEN GİZLİ TUTTU?

TUREB Başkanı Tural ve İRO Başkanı Sedat Bornovalı  meslek kanunu’ndaki yeni düzenlemelerle ilgili görüşlerini belirtmek için toplantılara katıldılar. Şimdi en kritik soru geliyor:  Başkan Tural,  rehber meslek yasası ile ilgili bu toplantılara katıldığını neden sakladı?. Rehber odaları ve 11.500 rehberi neden bilgilendirmedi? Örneğin ARO Yönetim Kurulu’ndan bir üye bu toplantıdan kendilerinin ve diğer odaların da haberi olmadığını belirtti.

TUREB BAŞKANINDAN STRATEJİK 2 ŞUBAT ATAĞI

Polatoğlu’nun açıklamasında “8 Şubat tarihinde taraflar kanun hakkındaki  görüşlerini Turizm Bakanlığına ilettiler. Nihai toplantı ise Sayın Bakanımızın katılımıyla 17 Şubat’ta gerçekleşti.”ifadelerine yer veriyor.

Bu tarihlere dikkat: Kanun hakkındaki görüşlerin 8 Şubat tarihinde Bakanlığa iletilmesinden önce TUREB Başkanı Tural çok stratejik bir adım atıyor ve 2 Şubat tarihinde Dünya Gazetesine sanki hiç toplantılara katılmamış gibi basın açıklaması yapıyor.

Haber şöyle:

“Seyahat acentelerinin, turist rehberliği mesleğini yapabilmek için gerekli olan en az bir yabancı dil bilme şartının değiştirilmesi yönünde yasal düzenleme yapılması için girişimde bulunduğu öğrenildi. Gelişmeleri DÜNYA’ya değerlendiren Suat Tural, girişimlere tepki göstererek, kayıtlı 11 bin 500 rehber yanı sıra üniversite ve yüksekokullarda turist rehberi yetiştiren 90 bölümün olduğunu, bu düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde orta vadede rehberlik mesleğinin bitebileceği uyarısında bulundu.”

https://www.dunya.com/sektorler/turizm/rehberlerden-131-yil-once-getirilen-dil-sartinin-kaldirilmasi-calismasina-tepki-haberi-609375

SEYAHAT ACENTELERİNİN GİRİŞİMİNE TEPKİLİ OLAN TURAL, TOPLANTIDA NELER KONUŞTU?

Bu habere göre, Suat Tural sanki seyahat acentelerinin meslek kanununda düzenleme girişimine yönelik aldığı bir duyum üzerine açıklama yapıyor gibi bir duruş sergiliyor. Toplantılara katıldığını, o masada Bakan Ersoy, İRO ve TÜRSAB, TÜRSAPNET ile birlikte mesai harcadığını anlatmıyor. Neden taslağın bakanlığa verilmesinden birkaç gün önce basına bu tepkisel açıklamayı yapıyor?

Bakanlık öncülüğünde 17 Şubat’ta gerçekleştirilen toplantıda konuşulanlar 20 Şubat tarihinde Polatoğlu’nun yazısı ile ortaya çıkınca hiçbir şeyden haberi olmayan rehberler kıyameti kopardı. Ancak Polatoğlu’nu hakaret yağmuruna tutan rehberler, Başkan Tural’ın bu konuyu neden üyelerinden gizlediğini sorgulamadılar. Rehberlerin bu konuya bir de bu açıdan  bakması gerekiyor.

GERÇEK LİDERLER GEREKİYOR MESLEK ÖRGÜTLERİNE

Her şey çok net ortada. Sektörün çektiği sıkıntılar, çözümsüzlüğün nedeni, meslek örgütlerinin doğru kişiler ve doğru stratejilerle, açık ve şeffaf politikalarla yönetilememesi. Meslek örgütü TUREB ve TÜRSAB başkanlarının kriz yönetim karnesi bozuk olunca, pandemide hiç destek alamayan, yalnızlığa terkedilen rehberler ve seyahat acentelerinin durumunun da pek parlak olamayacağı çok net ortada. TUREB Başkanı toplantılara katıldığını gizlerken TÜRSAB Başkanı sektörün menfaati için de olsa katılma gereği bile duymuyor, kurumu temsilen vekil gönderiyor masaya.

BU YÖNETİMLERLE KAVGALAR BİTMEZ, SEKTÖR HUZUR BULMAZ

Bu yönetimlerle rehberler ve seyahat acentalarının arasındaki sorunlar, tartışmalar ve kavgalar  bitmeyecek. Görünen köy kılavuz istemez.  Her iki meslek örgütünün başkanları dünyanın en büyük krizinde 14 ay boyunca üyelerine artı değer katacak, maddi manevi ferahlatacak bir adım atmadı. Eğer üyelerine sahip çıkıp sorunlarını samimiyetle gündeme taşısaydı, Bakanlıkların kapılarını aşındırsaydı, ses getiren açıklamalar yapsaydı, küçük de olsa bir çözüm yaratsaydı KAHRAMAN olacak, omuzlarda taşınacaklardı. Şimdi TÜRSAB ve TUREB Başkanı için “istifa et” sesleri yükseliyor sektörden. Yakında daha da çoğalacak bu sesler.

Son dakika gelişmesi: Tüm bu tartışmalar en ağır şekilde devam ederken TUREB Başkanı Tural’ın, Rehber odası Başkanlarıyla bir toplantı düzenlediği bilgisi paylaşıldı dün sosyal medyada. Oda yönetimleri uygun bir dille gelişmeler hakkında bilgilendirildi sanırım. Bakalım Rehber Odaları toplantısından sektörün hayrına nasıl bir açıklama çıkacak.

YORUMLAR (1)

  1. Ali kenan diyorki:

    Yorumunuz çok güzel ama şu anda rehberler ordusunun hepsi işsiz ve güçsüz buna bir çare olarak her Açenta bir rehberi çalıştırsa bu sıkıntı biter diyorum ama onlarda işsiz tur yok ve bu arada Türkçe rehberlik diye bir konu
    Başladı
    Ya arkadaşlar şu anda rehberlerin 100/99 boşta ve evine ekmek götüremiyor

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL