Güncel Yazarlarımız

Engin Koban: Sürdürülebilir Destinasyon Olabilmek

Engin Koban: Sürdürülebilir Destinasyon Olabilmek

Günümüzde destinasyonlar için ekonomik ve sosyal bir fenomen olan turizm dünyada en hızlı ve çeşitlenerek büyüyen bir ekonomidir. Modern turizm ekonomik kalkınmayla yakından ilgilidir ve yeni birçok destinasyonu kapsayarak büyümeye devam etmektedir. Bu özellikler turizmi sosyo-ekonomik ilerleme için kilit faktör konumuna getirmiştir. Bu kilit faktör içinde destinasyonların turizm sisteminin en önemli bileşeni olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü destinasyonların sahip olduğu turizm kaynakları, cazibenin merkezini oluşturmaktadır. İşte bu noktada özellikle kaynaklar açısından karşımıza “sürdürülebilirlik” ve dolayısıyla “sürdürülebilir destinasyon” kavramları ön plana çıkmaktadır.

Günümüz modern gezginleri tarafından, destinasyon ziyareti tercihlerinde  “sürdürülebilirlik” önemli bir tercih kriteri olarak görülmektedir. Çünkü onlar güzel bir deneyimin çok daha ötesinde bir “deneyim zenginliği” yaşamak istemektedirler. Bu nedenle, çevre, doğa, kültürel ve tarihi miras gibi sahip oldukları turizm kaynaklarının sürdürülebilirliğine önem veren “sürdürülebilir destinasyonlar”  turizm pazarlaması ve destinasyon pazarlaması açısından önemli bir rekabet avantajına sahip olacaklardır.

Tüm bu konuların değerlendirilmesi ve sürdürülebilir destinasyon konusunda başarılı olabilmek için destinasyonlar (ülke, bölge, şehir, kırsal vd.), öncelikle “modern turizm” yaklaşımına sahip bir “destinasyon yönetim organizasyonu” oluşturmalıdır. Çünkü modern turizm yaklaşımında turizm  “küresel endüstri” olarak görülmekte ve bu görüş her zaman için küresel boyutta “stratejik düşünme” yi gerektirmektedir. Turizm endüstrisi için stratejik düşünmenin merkezinde yer alan en önemli kavram ise “sürdürülebilirlik” tir.

Birçok destinasyon gerçek anlamda bir destinasyon yönetimi organizasyonuna sahip değildir. Ancak  mevcut  destinasyon yönetimleri ise henüz her anlamda destinasyonları, tam kapsamlı bir “sürdürülebilir destinasyon seviyesine” getiremese bile,  bunu sağlamak için tüm “turizm endüstrisi” ve  “destinasyon paydaşlarının” ortak bir şekilde bu hedefe odaklanmaları ve birlikte çalışmaları gereklidir. Bu gerekliliğin getireceği ortak hedefe odaklanma sonucunda tanımlanacak “sürdürülebilir destinasyon” olma kriterleri ile destinasyonda ortak bir dil ve uygulama geliştirilmelidir. “Sürdürülebilir destinasyon” yaklaşımı kapsamında ülkemizin “turizm endüstrisi” açısından da, ortak bir dil ve uygulama için geç kalmadan etkin bir dönüşüme ihtiyaç vardır.

 

 

 

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL