TÜRSAB; GÜCÜNÜ BİL, AMACINI UNUTMA!

TÜRSAB;  GÜCÜNÜ BİL, AMACINI UNUTMA!

 

 

GÜCÜNÜ BİL, AMACINI UNUTMA TÜRSAB!

 

Acentelerin sorunları dağları aşmış ve artık bu sorunlar bizim zeminimizi oluşturmuş durumda…

 

Kimsenin bir el attığı yok…

 

İncoming yapanlar bile, meslektaşları için üzülüyorlar… “Bizim euro-dolar kazanmamız bir şey ifade etmiyor, beraberce kalkınmamız lazım” diyorlar…

 

Vatandaş ise devlette, bürokraside olan ya da oradan emekli olmuşlar ile kurumsal firmalardan emekli olanlar hariç; neredeyse arabalarıyla memleketlerine, köylerine gidemez duruma gelmişler…

 

Diğer yandan bir bakıyorsunuz çoğul basın; Bodrum, Alaçatı, Çeşme vs. vb. gibi rantın yüksek olduğu noktalarda sanki normalmiş gibi, markette 8TL den satılan 1 Litre suya 120TL, bir tabaktaki “araba anahtarı” kadar olan 3 karidese ise 540TL ödendiğini ve tesislerin dolu olduğunu izlettiriyorlar… Kaş’ta içinde sadece “şişme yatak ve çarşaf” olan 1 kişilik Çadırın gecelik fiyatıysa 540TL!

 

Bunu izleyen vatandaş, değil tatil planı; “tatil hayali” dahi kuramaz!

 

Aramızda kazancı, birikimi, durumu yerinde olup bu rakamlar normal diyenler olabilir…

 

Değil, değerli meslektaşlarım…

 

Ortalama ile bir evde, 1 kişinin aldığı emekli maaşı ile yada, 1 Asgari ücret ile geçinilen bu ülkede, bu rakamlar makul ve mantıklı değil…

 

Sorun emeklilerin ve asgari maaş alanların tatile gidemiyor olması değil tabii ki de…

 

Sorun gelir ve gider dengesizliği.

 

Tamam enflasyon, yönetim, tercihler sonucu bunlar…

 

Ama işlerimizin ana temeli : “bir noktadan bir noktaya amacı tatil olan insanları plan yaparak istedikleri yerlere götürmek” olan bizler buna neden müdahale etmeyiz?

 

Bireysel olarak demiyorum, Kurumsal kimliğimiz var bizim: “TÜRSAB”!

 

Neden TÜRSAB destinasyonları yönetmez ve bu konuda kılını kıpırdatmaz?

 

Yani Alaçatı pahalı ve oraya “gitmeyin” diyemiyorsun anladık, peki ama neden yeni bölgeler, yeni alternatifler için yol gösterici olmuyor bizim birliğimiz?

 

Siz, hiç TÜRSAB tarafından yaratılmış, gündeme gelmiş bir destinasyon gördünüz mü?

 

Burası da iyidir diye açıklama yaptığını duydunuz mu?

 

Ama basına kendileri getirmiş gibi “32 Milyon Turist geldi’ diye demeç vermesini biliyorlar…

 

Beton yığını olmuş KUŞADASI’nda, sadece “1 kişi için” 4 BİN TL uçak bileti parası vererek Güneydoğu Anadolu’dan BTK başkanını taşıyorlar ve sosyal medyada reklam yapıp “nefes almaya” çalışıyoruz diyorlar…

 

Üstelik, “nefes alınamayacak” hale gelmiş yerlerde bunu yapıyorlar!

 

Olmaz… Biz Seyahat Acentalarıyız…

 

Bizim bir birliğimiz var ve artık Turizme yön vermeli!

 

Acentaların temel sorunlarına hızlıca çözüme koşup ardından ilk iş, ülke Turizmine yön vermek olmalı… Mesela;

 

– Nerelere gidilir?

 

– Kişi başı bütçeler?

 

– Pahalı ya da ekonomik bölgeler?

 

– Nerelere otel, pansiyon, motel, çadır yapılabilir?

 

– Festival haritaları ve takvimleri,

 

– Bu alanlara neden Seyahat Acentası ile gidilmeli?

 

(Çünkü bölgeyi turistik nokta haline getirme planı TÜRSAB ve orada bütçelere hakim olacak kurumda TÜRSAB olacak)

 

– Münferid ziyaretlerin dezavantajları?

 

– Grup olarak gitmenin avantajları?

 

– Destinasyonun lokal işletmecileri ve yerel yönetimler ile fiyat politakaları hazırlanması..

 

(Müze, ören yeri, park ücretleri, yiyecek içeceklerin fahiş fiyatlara çıkmaması için ortak kararlar alınması, alt yapı planlaması gibi)

 

Birliğimiz yeni destinasyon ve rotaları sadece parmağı ile göstermekle yetinmek istemiyorsa; yaratılması ve yönetilmesinde de rol alabilir, almalı da!

Örnek :

İzmir Karaburun.

 

Fiyatlar vs. henüz uçuşa geçmemiş bir bölge… Git buraya yerel yönetimler ile konaklama yatırımcıları ile, (ille de beton otellerden bahsetmiyorum) kamp, çadır, glamping, karavan, Tiny house ile bir çalışma başlat…

 

Adamlar çölün ortasına Amerika’nın en çok turist çeken şehrini yapmışlar…

 

Sende yap!

 

“Kalmamış söz hakkın” için koştur, uğraş, çabala…

 

Devletin ile görüş, Bakanın ile görüş, bölgenin yapısını bozmadan nasıl Bodrum’a, Alaçatı’ya vs.vb. alternatif turizm bölgeleri yaratırız, yaparız anlat onlara…

 

Yerel yönetimler ile ortak alanlara bütçelerin fahiş rakamlara ulaşmaması için büfeler, yerel marketler oluştur.

 

Yörede Deniz varsa yerelden, olmadı üyelerinden; Tekne, Bot işletmesi talep et.

 

Balon yapan üyene iş öner, ihale aç…

 

Pandemi sonrası (ki yeniden hortluyor) sağlık ve bağışıklık güçlendirme alanları yarat…

 

Orada yaşayanların sebzesini, meyvesini satacağı, hatta yemek yapıp bahçelerinde misafir ağırlayabileceklerini anlat.. Tarladan topladıkları taze ürünlerini bahçelerinde pazarlayabileceklerini, nakliye vs. olmayacağı içinde düşük maliyet ile daha fazla gelir elde edebileceklerini anlat…

 

Yerel gastronomiyi oluştur. Yerel yeme, içme kültürlerini pazarlamayı göster.

Oturma artık yerinde TÜRSAB…

 

Gücünü bil,

Amacını unutma!

 

Bir gün, oraya layık görülenlerden biri olarak görev alırsak, öncelik; “mesleki sorunların çözümü” olmak kaydı ile Birliğin ana amaçlarından biri bu olacak…

 

Memleketin “Turizm noktalarında” söz sahiplerinin TÜRSAB ve üyeleri olduğunu herkes görecek ve bilecek…

 

Bu kurumu TV’lerde tekrar etmek üzere “32 milyon turist geldi’ ezberinden ben olsam da – olmasam da elbet birileri kurtaracak…

 

Hem Meslektaşına yeni iş alanları, destinasyonlar açacak, hem de vatandaşına alternatif sunarak fahiş fiyatlara karşılık yeni yerlere yönlendirecek…

 

Bunlar bu güne kadar yapılmadı diye yapılamaz sanmayın değerli meslektaşlarım…

 

Çok da güzel yapılır…

 

Sevgiler selamlar…

 

AYDIN YAYLACIKLILAR

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL