Destinasyonlar Güncel

YÜZEN ADALAR TEHLİKE İLE KARŞI KARŞIYA

YÜZEN ADALAR TEHLİKE İLE KARŞI KARŞIYA

Bingöl’ün Solhan ilçesinde bulunan yüzen adalar, havaların ısınmasıyla birlikte ziyaretçi akınına uğradı. Ancak ziyaretçilerin adaların üzerine çıkması tepkilere neden oluyor.  

 

Duvar Gazetesi yazarı Fırat Bulut, bu konuyu baştan sona ele aldı ve doğal güzellik hakkındaki tüm detayları paylaştı.

Bingöl’ün Solhan ilçesinde bulunan Turna Gölü havaların ısınması ile yoğun ilgi görüyor. Geçtiğimiz yıl 30 binin üzerinde yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Bingöl’ün tek tabiat anıtı, ziyaretçilerin adaların üzerine çıkması nedeniyle ‘yeterince korunamıyor’ tartışmaları ile gündemde.

Gölün üstünde üç ada

Hazarşah Köyü Aksakal Göl Mezrası’ndaki üç tarafı tepelerle çevrili düz zemin üzerinde bulunan krater gölünde birbirinden bağımsız bir şekilde üç ada bulunuyor. Adalar, rüzgârın etkisi veya insan müdahalesi ile suyun üzerinde sal gibi yüzebiliyor. Bu nedenle ‘Yüzen Adalar’ ismini alan bölge 2003 yılında tabiat anıtı ilan edilerek koruma altına alındı.

Bu nasıl denetim?

Çevreci ve yazar Güven İslamoğlu, sosyal medya hesabından adaların fotoğrafını paylaşarak ziyaretçilerin üzerlerine çıkmasına izin verilmesini eleştirdi. İslamoğlu paylaşımında, yüzen adaların toprak yapısının ve doğal güzelliğinin korunması gerektiğini hatırlatarak, “Bu nasıl denetim? Biri de sırıkla insanları karşıya geçirip emniyet sağlıyor. Düğün fotoğrafı çeken de var sanırım…” ifadelerini kullandı.

Konuya ilişkin ulaştığımız İslamoğlu, yüzen adaların tabiat anıtı ilan edildiğine dikkat çekerek durumu Tarım ve Orman Bakanlığı’na bildireceğini söyledi. Adıyaman’da bulunan adaların kıyıya zincirlenmesi sonrası parçalanmaya başladığını hatırlatan İslamoğlu, “Çok hassas bir ekosistem. En ufak hata yok olup gitmesine neden olur. Ada kendi kendine hareket etmeli. Sırıkla çekiyorlar. Bu, oluşumun zamanla bozulmasına neden olur. Kendi halinde doğal kalmalı” dedi.                                           Yüzen adalar tehlike

Önceki yıllarda kentteki siyasetçilerin ve bürokratların adaların üzerine çıkarak poz verdiğini anımsatan İslamoğlu, “Tabiat anıtlarının devlet bürokrasisine ve kapıdaki bekçiye üç beş lira verenlere serbest olması ciddi bir risk oluşturuyor” sözleri ile uyarıda bulundu.

Dünyadaki ve Türkiye’deki diğer yüzen adalardan farklı olarak sadece Bingöl’deki yüzen adaların üzerinde ağaçlar bulunuyor. Bingöl’ün sembol yerleri arasında sayılan yüzen adaların turizme kazandırılması için tabiat anıtının çevresinde seyir terası, yürüyüş bandı, oturma alanları ve kameriyeler de yer alıyor. Ayrıca anıtın girişinde kafeterya ve restoran da işletiliyor. Anıtın güvenliğini de kafenin işletmesini ihaleyle alan köylüler sağlıyor. Binlerce kilometre mesafeden suyun üstünde yüzen adaları görmek için gelen ziyaretçilerin, adaların üzerine çıkmak istemesi köylüler ve ziyaretçileri de karşı karşıya getiriyor.

Ziyaretçiler adanın üzerine çıkmak için ısrar ediyor

Ziyaretçilerin adaların üzerine çıkmak istemelerinin zaman zaman tartışmalara yol açtığını belirten köylüler, buraya gelenlerin uyarılara rağmen çitlerin üzerinden atlayarak yasak bölgeye girdiğini söylüyor.                                                Yüzen adalar tehlike

Tabiat anıtının girişinde bulunan işletmede 10 yıldır çalışan Sedat, adaların yumuşak bir zemine sahip olduğunu ifade ederek şunları söylüyor, “Burası Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından koruma altına alındığı için ziyaretçilerin adaların üstüne çıkması yasak. Bunun sebebi ise yumuşak zemin. Altı su olduğu için insanlar üzerine çıktığında toprak zamanla aşınıp tahrip oluyor. Gelen misafirler adanın üzerine çıkamadığında sürekli sorun yaşıyoruz. Çok ısrar ediyorlar, biz de izin vermediğimizde kavga gürültü oluyor.”

Köylülerden Yakup Amca da kameriyelerin bulunduğu bölgeyle ilgileniyor. O da ziyaretçilerin adaların üzerine çıkma isteğinin yol açtığı sorunlara dikkat çekiyor, “Devlet dedi ki ‘Burası yasaktır!’ Ama millet inanmıyor, ‘Yok, ben 5 kilometreden gelmişim açacaksınız’ diyor…”

Yasaksa herkese uygulansın

İsmini vermek istemeyen bir ziyaretçi ise gelenlerin adalara çıkması konusunda çifte standart uygulandığını öne sürüyor. Daha önce tanık olduğu bir durumu aktaran ziyaretçi şunları söylüyor, “Geçen yıl Bingöl Valisi beraberinde 30 kişilik bir heyetle yüzen adalara geldi. Valilik koruması kilitli alanın kapısını yerinden sökerek heyete yol açtı. Eğer yasaksa herkes için uygulanmalı. Siyasetçilere ve yöneticilere serbest ama vatandaşlara yasak olur mu? Eğer üzerine çıkılması adalara zarar veriyorsa valinin çıkması da zarar veriyor. İlk önce böylesi kalabalık heyetlerin adaların üzerine çıkmasına engel olunmalı.”

Çözüm önerileri

Önceki yıllarda Solhan’da Demokratik Bölgeler Partisi’nin İlçe Eş Başkanlığını yapan ve ilçede yaşanan ekolojik sorunları gündeme taşıyan Ömer Çeliker de Yüzen Adalar Tabiat Anıtı’nda yaşanan sorunlara ilişkin çözüm önerilerini sıralıyor.

Fotoğraf çekilmek için adaların üzerine çıkılmasının tahribata yol açtığına dikkat çeken Çeliker, “Tabiat anıtının çevresine yapılan ahşap yapının altyapısı ihtiyaçlara cevap olacak şekilde değil. Hijyen, çevre temizliği konusunda ciddi eksiklikler var. İşletme ihalesini alanların bu konularda çok duyarlı olduğu söylenemez. Öte yandan yüzen adalara giden yolun köyün içinden geçmesi nedeniyle köylüler rahatsız.

Yol güzergâhının değiştirilmesi, piknik alanının dizayn edilmesi, çevre ışıklandırılmasının yapılması gerekir. Yüzen adaların işletilmesinde ve çevre düzenlemesinde yerel yönetimlerin sorumluluk alması gerekir. Yüzen adalar çevresinde bulunan köy korucularının nöbet kulübelerinin kaldırılması ve yöresel kültür öğelerinin tabiat anıtı alanına yansıtılması gerekir” diyor.

Haber kaynağı (turizmgünlüğü)

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL